İklim Değişikliği ya da Küresel Isınma-10-
Elektrik Tüketimi ve Sera Gazı
Enerjiyle ilgili girişimler, insan faaliyetleriyle bağlantılı tüm sera gazı emisyonlarının yaklaşık 86'sını oluşturuyor. Her türlü elektrik üretimi havamız, suyumuz ve üzerinde çevresel bir etkiye sahiptir, ancak değişir.
Amerika Birleşik Devletleri'nde tüketilen toplam enerjinin yaklaşık 40'ı elektrik üretmek için kullanılıyor ve bu da elektriğin her kişinin karbon ayak izinin önemli bir parçası olmasını sağlıyor.[43] Elektriğin daha verimli üretilmesi ve kullanılması, hem elektrik üretmek için gereken yakıt miktarını hem de bunun sonucunda yayılan sera gazı ve diğer hava kirliliği miktarını azaltır.
Güneş, jeotermal ve rüzgar gibi yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik, genellikle hiçbir yakıt yakılmadığından iklim değişikliğine katkıda bulunmaz. Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim, daha iyi bir gelecek yaratma hedefinde önemli bir rol oynamaktadır.
Daha sıcak bir iklimde, Amerikalılar klima için daha fazla elektrik ve ısınma için daha az doğalgaz, petrol ve odun kullanacak. Ülkenin iklimi 1,8 °F kadar ısınırsa, soğutma için kullanılan enerji talebinin yaklaşık 5-20 oranında artması, ısıtma için kullanılan enerji talebinin ise yaklaşık 3-15 oranında azalması bekleniyor.[44] Elektrik tüketiminin İstanbul örneğine baktığımızda ise; sera gazı emisyonunda elektrik tüketimi ilk sırada gelmektedir. Elektrik tüketimi en çok konut alanlarında ardından sanayi alanlarında görülmektedir. Konutlardaki tüketimin 3/10’u kaçak elektriktir bu da ekonomik kaygıların elektrik tüketimine yansımasıdır.[38] Bu da elektrik tüketiminin sağlıksız bir yönü olarak Türkiye'deki başka bir etkidir.