İslam’a göre hasta ziyaretinin önemi ve fazileti nedir?-1

Toplumdaki kalbi kırık insanların bir kısmı da hasta ve dertli kimselerdir. Sağlık ve sıhhat, Cenâb-ı Hakk’ın insana lutfettiği pek kıymetli bir nîmettir. Ne yazık ki insan, onun kıymetini ancak hastalanınca tam olarak anlayabilir. Hastalanan ve bir derde mübtelâ olan kimse, acziyetini idrâk eder, kalbi kırık olur ve mânen Allah Teâlâ’ya yakınlaşır.

 

Sâdî-i Şirâzî, hastanın hâlet-i rûhiyesini ifâde için şöyle der:

 

“Gecenin ne kadar uzun olduğunu ancak hastalar bilir.”

 

Bir şâir de bu mânâyı şöyle terennüm eder:

 

Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir,

 

Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâat?!

 

“En uzun gecenin ne olduğunu yıldızlara bakarak hüküm çıkaran müneccimle vakitleri ayarlayan muvakkit ne bilir! Gecelerin kaç saat olduğunu sen, gam ve kederlere mübtelâ olan muzdariplere sor!”

 

Hayatta âcizliği tattığı için gönlü kırıklık içinde bulunan bir hasta, elbette dostlarının, akrabâlarının ve komşularının kendisini arayıp sormasını, ziyâret etmesini arzu eder. Böyle gönlü kırık bir hastayı ziyâret edip hâlini hatırını sormak ve tesellî etmek, Allâh’ın rızâsına medâr olan mühim bir hizmet ve ibâdettir.

 

Hasta ziyâreti “sünnet-i müekkede”dir. “Vâcip” olduğunu söyleyen âlimler de vardır. Bir hastayı, muhîtinden kimse ziyâret etmez ve ihtiyaçlarını karşılamazsa, orada yaşayan bütün müslümanlar bundan mes’ûl olurlar.