Mitos, Dini Zayıflıktan Etkilenir

Çünkü bir mitosun varlığını devam ettirebilmesi,

o mitosla ilgili dini inancın varlığının devam etmesine

bağlıdır. Eğer inanç güçlü bir sekilde

yaşarsa din, mitosu koruyarak bozulmasını veya

değişmesini engeller. Eğer dini inanç zayıflarsa

veya yok olursa, mitos da bu durumdan etkilenir.

Toplumların, tarihteki yolculuğu içerisinde dini

inançlarının değişmesi veya zayıflaması, baska

inançlarla karsılaşmaları, mitosların kaybolmasına

ve zamanla masallara, destanlara ve diğer edebi

türlere konu olacak baska bir şekle bürünmesine

neden olur. İçerdikleri malzemeler, edebi türlere

(roman, şiir, tiyatro vs), sanat eserlerine (heykel,

resim vs), bazı geleneklere, inançlara kaynaklık

eden mitoslar, bu özelliği kazanınca inanç ya da

dini tören olma niteliğini artık yitirir.

'İmanın Dinamikleri'

Bu nedenle bir yerde mitos olarak kabul edilen

bir hikâye, kutsallığını kaybetmiş olabileceği için

baska bir yerde masala veya baska bir edebi türe

dönüşmüs olabilir. Yani mitolojik bir unsur yeni

bir din kabul edildiğinde, yeni din içerisinde

kendisine bir yer bulabilirse devam eder. Yer

bulamaz veya yeni inançla arasında paralellik kurulamazsa

zamanla etkisi zayıflayıp yok olabilir

veya yukarıda da belirtildiği gibi kutsallığını, dini

itibarını yitirerek edebi bir metne ya da nedeni

bilinmeyen korkulara, yeni din tarafından kabul

edilmeyen hurafelere, batıl inançlardan birine dönüşür.

Dinin mitoloji üzerindeki etkilerinden biri

de dinlerin mitosları bir anlatım dili olarak kullanabilmesidir.

Bazı mitoslar incelendiğinde bunların

sembolik anlatımlar oldukları görülür. İmanın Dinamikleri

adlı eserinde “sembol”ü imanın dili

olarak niteleyen ve her iman eyleminde mevcut

olduğunu belirten Paul Tillich’e göre semboller

mücerred bir sekilde ortaya çıkmaz, “Tanrıların

hikâyeleri”nde yani mitoslarda bir araya getirilir.