Nereye koşuyoruz?
Saatte 120 km hızla giden bir otobüste seyahat ettiğinizi düşünün, camdan dışarı baktığınızda gördüğünüz muhteşem bir manzaranın tadını ne kadar çıkarabilirsiniz?Hayatı da aynı hızla mı yaşıyorsunuz? O zaman bu acele neden? Nereye yetişmeye çalışıyorsunuz?
Çevrenize bir bakın, sanki siz hızlandıkça işlerin de bir türlü yetişmediği, ne kadar hızlansanız, o kadar yapılacakların çoğaldığı ve işlerin arasında boğulduğunuzu, her şeyin çıkmaza girdiğini görmüyor musunuz? Sanki bataklıktan çıkmaya çalışırken, çırpındıkça bataklığa daha çok batıyoruz. Zaman kazanmak için hızlandıkça, işleri, aşkları, ilişkileri hızla tükettiğimizi fark etmiyor musunuz?Sonuç olarak hızla tükettiğimiz her şey, arkasında yavan ve hatırlamadığımız tatlar, anılar bırakıyor.
Oysa tüm bunları anda kalarak yaşamak varken nereye koşuyoruz?Tabii, tamamen otobüsün dışında kalıp, gelip geçen otobüsleri oturup hiç bir şey yapmadan seyredelim demiyorum.Söylemek istediğim; Biraz frene basmaya, yavaşlamaya ve manzaranın keyfini çıkararak ilerlemeye ne dersiniz?
Gürcistan’ın Tiflis kentinde şehir turu yaptıran otobüs seferlerinden sizlere bahsetmek istiyorum. Koltuklar manzarayı daha iyi seyredebilmek için sırt sırta dönük ve konforlu bir şekilde tasarlanmış, otobüsün hızı da manzaranın keyfini çıkaracak kadar makul bir hızda ayarlanmış. Otobüsün terasında oturup yemeğinizi ve içeceğinizi alıp rahat koltuklarınıza oturuyorsunuz ve manzaranın tadını çıkarıyorsunuz.Hayatı da böyle tadına vararak yaşamak güzel olmaz mıydı?Unutmayın, gün gelip de işinizden ayrıldığınızda, çocuklar yuvadan uçtuğunda, geriye bu hayatta yaşadıklarınızla, bir tek siz kalacaksınız.Yaşamınız, nasıl bir tat bıraksın isterdiniz? Karar sizin. Sağlıkla kalın.