Etrafında ciğer satıcıları ve mangalda ciğer yapan kebapçılar vardı.

Galiba ciğerin en tazesi orada yenirdi. Kuzudan mangala ve küçük sehpalara anında servis.   

          Dıngılhava ve Küpelide yüzüldüğü halde, Balıklı’da çimilirdi.

          Anzele su kaynağının suyu havuzdan sonra açıkta akarak dere oluşturduğundan bölgenin biraz aşağısında da salhane (mezbaha) ve tabakhane debbağğana) oluşmuştu. Anzele suyu salhane ve tabakhaneden geçtikten sonra “Haram su” adıyla yoluna devam ederdi. Her ne kadar bazı kişiler bunun harem (kutsal) su anlamına geldiğini söylerlerse de (ki suyun başlangıcı için böyledir), aslında tabakhanede tabaklama işlemi için taze köpek pisliği kullanıldığından, suyun Haram Su olarak anılması daha akla yakındır. Hatta, çok acele eden, gereksiz bir telaşla koşuşturan kişilere, samimiyeti olanlar tarafından “Ne bu acele! Tabakhaneye b.k mu yetiştiriyorsun?!” diye alaycı seslenenler olurdu.  Deri Debbağlanmasında taze köpek pisliğindeki enzimlerden yararlanıldığından, acele edilirdi. Daha sonra suni enzimlerden yararlanılmaya başlandığından köpek pisliğine ihtiyaç kalmamıştır..   

          Ayrıca, içi boşaltılan hayvanların barsak pislikleri de bu suyun son bölümüne akıtılırdı ki, bu suyla sulanan marul bahçelerinin marulları hayli yağlı ve lezzetli olurdu.

          Bu nedenle de Haram Su denmesi olasıdır. Türkülerde de böyle yer almıştır.

          Haramsudan atladım

          Mantin çarşaf topladım

          Muradım olur diye

          Her dertlere katlandım