Diyarbakır’da LGS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte tatlı bir gurur yaşanırken, gözlerden kaçmayan bir detay var. Geçen yıl Diyarbakır’dan tam 10 şampiyon çıkmışken, bu yıl bu sayı 4’e geriledi.
Yaşanan bu düşüş, akıllara şu soruyu getiriyor: Çocuklarımız geçen yıla göre daha az mı çalıştı, yoksa eğitimde bir gerileme mi var? Bunu bence kent eğitimcileri şapkasını önüne alıp tartışmalı.
Türkiye genelinde 452 fidan, tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan aldı ve zirveye adını yazdırdı.
Bu başarı tablosunda, kadim kentimiz Diyarbakır’dan da 4 pırıl pırıl gencimiz yer alıyor:
Boran Baykara,
İbrahim Ali Ünel,
Muhammed Furkan
Nergiz ve Metehan Sarıdoğan.
Hepsini, onları yetiştiren ailelerini ve emek veren öğretmenlerini yürekten tebrik ediyorum. Ortada büyük bir emek, disiplin ve fedakarlık var; alkışın en büyüğü onların.
Ancak bu başarı tablosuna yakından baktığımızda, sadece tebrik edip geçemeyeceğimiz, üzerinde derin derin düşünmemiz gereken bazı detaylar göze çarpıyor.
Birincisi, şampiyonlarımızın okul dağılımı. Tam puan alan 4 öğrencimizden 3'ünün özel okullarda, 1’inin ise bir devlet okulunda eğitim gördüğünü görüyoruz. Bu tablo bize yıllardır bıkmadan usanmadan tartıştığımız o can alıcı soruyu yeniden sorduruyor:
Eğitimde fırsat eşitliğini ne kadar sağlayabiliyoruz?