Tuva Cumhuriyeti Rusya Federasyonu'nda, Güney Sibirya'da özerk bir cumhuriyettir. Moğolistan'a komşu olan bu cumhuriyetin yüzölçümü 170.500 km²'dir.
Nüfusu yarım milyon dolayındadır. Sınır komşuları Rusya Federasyonuna bağlı Krasnoyarsk Eyaleti, Hakas ve Altay Özerk Cumhuriyetleri, Moğolistan ve Buryatya’dır…
Çevresindeki ülkelere göre Tuva nüfusunun en yoğun olduğu Güney Sibirya ülkesidir. Başkent Kızıl ve Moskova arası 4668 km'dir. Büyük şehirleri ve sanayi merkezleri: Kızıl, Ak-Dovurak (Ak-toprak), Şagonar, Çeder'dir. Yer altı kaynakları, altın, demir, asbest, kömür ve başka hammaddeler. Büyük kaplıcaları ve çamur kaplıcaları mevcuttur. Tahıl bitkileri ve yem bitkileri vardır. İnek, merinos koyun ve keçi ile birlikte gücünden faydalanmak için at yetiştirilir. Ülke coğrafyasının çoğunluğu ormanlar, dağlar ve bozkırlardan meydana gelir. Ülkenin esas halkı olan Tuvalar, Geniş Türk Dili'nin bir dalı olan Tuva Türkçesi konuşurlar.
Ünlü Türkolog Eberhard Tuva Devletini kuran 119 topluluğun Türk soyundan gelenler olduğunu belirtir. Günümüzde Tuva (Tıva), Tofa (karagas), Tuba şekilleriyle karşılaştığımız adlar hep aynı kökene dayanmaktadır. Ünlü Türkbilimci N.F.Katanov da aynı soydan geldiklerini belirtmektedir. Sonuçta Tuva, Tofa, Duha, Toba şekillerinde günümüzde İrkutsk'tan Doğu Türkistan ve Altay'a kadar yaşayan Türk soylu Tuva topluluklarının Hun, Tabgaç ve Göktürk Kağanlığı'nın Tanrı'dan kut almış kutlu hakanlar sülalesinden geldiği anlaşılmaktadır. Günümüzde Ötüken ve dolayına, Ötüken tayga bölgesine en yakın topluluk Tuva Türkleridir.
1207 yılında Tuva, Cengiz Han devrinde Moğol Devletinin işgaline uğramıştır. Moğolların Gizli Tarihi adlı tarihî esere göre Tuba, Tubas şeklinde kuzeybatıda, Hanghaslar ile birlikte söylenmiş bir Türk halkıdır. Cengiz Han'ın oğlu Coçi, Oyrat, Buryat, Barhun, Ursut, Habhanas, Hakas ve Tuba'ları Moğollara bağlamıştır.
Moğol egemenliği devrinde Tuvalar, dil ve kültürlerini sıkı şekilde muhafaza etmişlerdir. Moğol ırkı ile her anlamda bir kaynaşmayı reddetmişler, hatta işgaller sırasında ormanlarda asırlarca saklanmışlardır. Bazı kaynaklarda bu sebepten orman halkı manasında Uranhay adlandırılması yakıştırılmıştır. Ardından Oyrotların ve Çungarya'nın egemenliğine dahil edilmiştir. Daha sonra ise Çin'in Mançu idaresine girmiştir.
Tuva Cumhuriyeti, 1860 yılındaki Rus-Çin antlaşması gereğince Rus tüccar ve göçmenlerine o günkü adı le Uranhay-Uygurların ülkesinde yerleşme müsaadesi verilmişti. Ama Tuva'ya Rus istilası başlamıştı. 1883 yılındaki Tuva ayaklanmasında Çin yönetimi çok sayıda Tuvalıyı öldürdü, hatta soykırım yapıldı.. Soykırımdan kaçan bazı Tuva Türkleri Altay ve Hakasya'daki başka Türk topluluklarına sığındılar.
Tuva halkı ise 1911 yılında Çin'deki karışıklıkların olmasından da yararlanarak bağımsızlık ilan etti. Fakat bu bağımsızlık uzun sürmedi. 3 yıl sonra Rusya'nın denetimine dahil edildi. Yani 1914'te Ruslar tarafından Tuva işgal olunmuştur.
1912-1918 yılları arası Tuva'ya gelen Rus nüfusu % 300 arttı. Rusya'daki 1917 Bolşevik Devrimindeki otorite boşluğunda Tuva'da komünistler, Beyaz Ordu (Rus çarı taraftarı Ruslar), Çinliler, Moğollar ele geçirme mücadelesine girişmişlerdir. Özellikle Rus komünistler ve Beyaz Ruslar binlerce Tuvalıyı öldürdüler, gıda malzemelerine ve hayvanlarına el koydular.
18 Temmuz 1918 tarihinde toplanan Bütün Tuva Kurultayı (Huralı) Tuva'nın bağımsızlığını ilan etti, 1921'de Cumhuriyet olarak bağımsızlığını tekrar kazandılar.
13-16 Ağustos 1921 tarihinde Tuvanın bütün bölgelerinin önderlerinin katılımı ile Oyun (Tandı) ilçesinin, Sug-Bajı (Subaşı) adlı köyünde millî bir toplantı gerçekleştirilmiştir. bu toplantıdaki üyelerden Buyan Badırgı ise "Bundan sonraki toplantıları Tuvalar kendi aralarında yapmalıdır. biz kendi meselelerimizi, geleneklerimizi Ruslardan daha iyi biliyoruz" diye görüş bildirdi.
16 Ağustos 1946 yılında Tuva'nın Sovyetler Birliğine dahil olduğu açıklandı. Tuva'nın zengin yeraltı ve verimli tarım-orman alanları sömürülmeye başlandı. Rusya'ya bağlı muhtar bölge haline geldi. Önceleri muhtar bölge olarak, 1965'ten itibaren de muhtar cumhuriyet olarak yerini aldı.
1990 yılının yaz ayında Hovu-Aksı şehrinde Tuva gençleri ile Rus sivil güvenlik görevlileri arasında başlayan çatışmalar Tuva'nın başka yerlerine de yayılmıştır. Tuva, Sovyetler Birliği'nin "sıcak noktası" olarak kaldı. Rusların baskıcı politikaları daha da arttı.
1991 yılında Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra çözülüm dalgaları Tuva'da da etkisini gösterse de tam bağımsızlığa ulaşılamamıştır. Fakat özerk Cumhuriyet haline gelebilmiştir. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağılınca Rusya Federasyonu içinde kalmıştır. Rusya Federasyonu içinde yer alan 21 özerk cumhuriyetten biri de Tuva Cumhuriyeti'dir. Fakat 13 Mayıs 2000 yılında Rusya'nın eritme politikası gereğince Sibirya Federal Devletine dahil edildi. Nüfusları az olmasına rağmen kimliklerini korumaktadırlar. Tuvalar Rusya'daki diğer Türk boylarına göre anadilin korunmuşluğu açısından en üst sıradadır.
Doğusunda ve güneyinde Moğollar, kuzeyinde ve batısında Ruslar ile çevrelenen Tuva halkı'nın güney batısında Altay Türkleri bulunmakta olup bu vasıta ile Kazak Türklerine bağlantıları vardır.
Tuva Cumhuriyeti alanı, Sayan ve Tannu-Ola sıradağları ile çevrili yaklaşık 600 m yükseklikte dağlık bir havzadır. Bölgenin 80%'inden fazlasını dağlar ve tepeler kaplar.
Tuva nüfusunun üçte biri, Başkenti Kızıl'da yaşar. Turan, Erzin, Ak-Dovurak, belli başlı şehirlerdir. Tuva Özerk Cumhuriyeti'nde başta başkent "Kızıl" olmak üzere beş kent ve üç kentsel yerleşme vardır. Ülkenin irili ufatlı kentleri şunlardır: Kaa-Hem, Kızıl, Möngün, Övdr, Piy-Hem, Süt-Göl, Tandı, Tere-Göl, Tes-Hem, Toju, Uluğ-Hem, Çaa-Göl, Çedi-Göl, Erzin.
Tuva nüfusunun %70’i Tuvalar, %20’si Ruslar’dan vb. uluslardan oluşmaktadır.
Tuva Cumhuriyetinde kişilerin hangi sülaleden geldikleri soyadlarına yansımıştır. Bu sülale adlarının çoğunluğu eski Türk hanedanları ve kabilelerinin adlarıdır. Belli başlı sülaleler: Kırgız (Kırgıs), Hertek, Maadı, Oorjak (Oğur-Oğuzlar), Küjit, Toju, Çoodu, Todot ve diğerleridir. 13. asır elyazma eserlerde Monguş, Tumat, Toju, Tongok ve Salçak (veya Selçuk) geçer.
Tuva ile Türkiye arasındaki devlet düzeyinde ilk ilişkiler 1994 yılının Temmuz ayında kurulmuştur.. Dönemin Tuva cumhurbaşkanı Şerig-ool Oorjak Tuva devlet heyetiyle birlikte Türkiye'ye konuk olmuştur.
Tuvalar, Soyotlar ya da Uryanhaylar olarak da bilinir. Büyük bölümü Rusya'ya bağlı Tuva Cumhuriyeti'nde, küçük bir bölümü ise Moğolistan'da yaşayan ve Moğolcadan etkilenmiş Türk dili konuşan halktır.
Tuva Cumhuriyeti'nde eğitim öğretim Rus dili ile yapılmaktadır. Tuva Türkçesinin konuşulma oranı yüksek olsa da bu oran azalabilir. Tuvada millî hareket bir dil ve kültür hareketi olarak başlamıştır. 1989 yılında başkent Kızıl'da bir ortaokulun Tuvaca eğitim veren bir okula dönüştürülmesi için kampanya başlatılmıştır. Kampanyayı gerçekleştirenler 25 Ekim 1989 yılında Tuva Sosyal Merkezi'ni kurmuşlardır. Merkezin önderliğine de 39 yaşındaki dilbilimci Tuva Türk'ü Kadır-ool Biçeldey geçmiş ve Biçeldey aynı yıl Tuva Halk Cephesi'ni kurmuştur. Sonra ad değiştirilerek Demokratik Orak Hareket adını almıştır.
2023 itibarıyla Tuva nüfusunun neredeyse %84'ü Tibet Budizminin bir yorumu olan Tuva Budizmine inanmaktadır. Başkent Kızıl'ın kuzeyinde 12 metrelik bir Buda heykeli vardır.
Tuvaca Türkçenin Sibirya Grubuna aitir. Tuvaların İlk ve ulusal alfabesi Göktürk, Turan, Orhun alfabesi olarak da bilinen Eski Türk Alfabesidir.

