Bir kentin geleceği, sözü verilen vaatlerin ne kadarının hayata geçtiğiyle ölçülür. İşte Diyarbakır’ın akıbeti belli olmayan ‘yılan hikâyesi’ projeleri…
Maalesef Diyarbakır söz konusu olduğunda, yıllardır tekrarlanan dev projeler birer "kent vizyonu" olmaktan çıkıp halk arasında tebessümle karşılanan birer "yılan hikâyesine" dönüşmüş durumda.
Kadim kentin kronikleşen ve bir türlü sonu gelmeyen o meşhur projeler listesini açıp bakmak, aslında kentin yerinde sayışının da özetini sunuyor:
1. Şehir Hastanesi: Temeller Var, Ameliyathane Yok
Yıllardır tabelası, yeri, ihalesi, iptal edilen ihaleleri ve yeniden atılan temelleriyle gündemden düşmeyen Şehir Hastanesi, Diyarbakır’ın sağlık yükünü hafifletmek yerine bölgenin en büyük bilmecesine dönüştü. Komşu iller dev sağlık komplekslerini bir bir hizmete açarken, Diyarbakırlı vatandaşlar hâlâ randevu çilesiyle ve yetersiz altyapıyla boğuşmaya devam ediyor.
2. Tramvay: Rayı Olmayan Masal
Metropol kentlerin vazgeçilmezi olan modern toplu taşıma, Diyarbakır için sadece seçim vaatleri kataloğunda yer alan bir fotoğraftan ibaret. "Ulaşım mastır planı" başlığı altında defalarca sözü verilen raylı sistem projeleri, maalesef caddelere tek bir metre dahi ray döşenmeden arşive kaldırıldı. Diyarbakır halkı ise her geçen gün ağırlaşan trafik çilesiyle baş başa.
3. Bağlar’da Kentsel Dönüşüm: Yıkım Var, Dönüşüm Yok
Çarpık kentleşmenin ve güvenlik riski yüksek yapı stoğunun en yoğun olduğu Bağlar ilçesinde kentsel dönüşüm, yıllardır "başladı-başlıyor" nidasıyla servis ediliyor. Ancak sahaya inildiğinde ne hak sahiplerini tatmin eden bir süreç var ne de kentin çehresini değiştirecek bütüncül bir plan. Süreç uzadıkça uzuyor, binalar yaşlandıkça yaşlanıyor.
4. Dağkapı Meydanı’nın Yenilenmesi: Proje Çok, İcraat Yok
Kentin kalbi, tarihi Sur’un kapısı Dağkapı Meydanı için hazırlanan sayısız "yayalaştırma" ve "peyzaj" projesi maketlerde harika görünüyordu. Ancak her yeni yönetimle birlikte sil baştan ele alınan meydan, bir türlü o hak ettiği estetik, ferah ve tarihi dokuya yakışır kimliğe kavuşamadı.
5. Yıkılan Surların Yeniden Yapılması: Tarihin Onarımı Yavaş Akıyor
UNESCO Dünya Mirası listesindeki Diyarbakır Surları’nın tahrip olan, yıkılan bölümlerinin ihya edilmesi elbette uzmanlık ve titizlik gerektiriyor. Fakat buradaki çalışmaların kaplumbağa hızıyla ilerlemesi, kentin en büyük simgesinin yıllardır şantiyeler ve brandalar arkasında kalmasına yol açıyor.
Bonus: Otoban ve Hızlı Tren
Eğer bu listenin bir "şahikası" varsa, o da şüphesiz bölgeye vaat edilen ulaşım ağlarıdır. Komşu illere kadar uzanan otoyolların Diyarbakır sınırına gelince durması ve "Gaziantep-Şanlıurfa-Diyarbakır" hattında geleceği söylenen Yüksek Hızlı Tren (YHT) projesinin sürekli başka bir bahara ertelenmesi, kentin bölgesel ticarette ve turizmde hak ettiği payı almasını engelliyor.
Sonuç Olarak;
Diyarbakır, üzerindeki bu "yılan hikâyesi" nitelemesini hak etmeyen, potansiyeli ve dinamizmi son derece yüksek bir şehir. Kent insanının artık yeni vaatlere veya süslü lansmanlara değil; zamanında biten, denetlenen ve hizmete açılan somut icraatlara ihtiyacı var. Aksi halde bu liste, önümüzdeki yıllarda da köşe yazılarının sabit konusu olmaya devam edecek.