Şehir trafiğini rahatlatması beklenen tramvay, Elazığ Bulvarı’na battı-çıktı ve Özgürlük Bulvarı projeleri havada kaldı.

Gelişen, büyüyen ve nüfusu her geçen gün artan bir kentin en temel ihtiyacı nedir? Şüphesiz ki planlı, hızlı ve konforlu bir ulaşım ağı. Ancak söz konusu Diyarbakır olunca, ulaşım meseleleri kronikleşmiş birer vaat sarmalından öteye geçemiyor. Bugün kentin hangi caddesine, hangi durağına giderseniz gidin, halkın dilinde aynı sitem var: "Bu şehir ne zaman rahat bir nefes alacak?"

Yıllardır kent trafiğine nefes aldıracağı söylenen dev projeler, ne yazık ki kâğıt üzerinde kalmaya devam ediyor:

Hafif Raylı Sistem (Tramvay): Dağkapı'dan Tesisler'e, Araştırma Hastanesi'nden 50 Metrelik Yol'a uzanması beklenen bu hat, ne yazık ki sadece hafızalarda bir temenni olarak yer koruyor.

Elazığ Bulvarı Battı-Çıktı & Özgürlük Bulvarı: Şehrin ana arterlerinde kilitlenen trafiği çözmesi beklenen köprülü kavşak ve battı-çıktı projeleri bir türlü hayata geçirilemedi. Trafik sıkışıklığı her geçen gün büyürken çözüm üretecek adımlar belirsizliğini koruyor.

Şehrin en önemli geçiş noktalarından Seyrantepe’de devam eden bitmek bilmeyen çalışmalar, sürücüler ve toplu taşıma yolcuları için günlük bir işkenceye dönüştü. Alternatif güzergâhların yetersizliği yüzünden kentin damarları tıkalı durumda.

Diyarbakır halkı haklı olarak soruyor: Sanayisi büyüyen, turizm potansiyeli her geçen gün artan bu kadim kent, neden modern ulaşım yatırımlarından mahrum bırakılıyor? Yıllardır süregelen yatırımsızlık, sadece sürücüleri değil, her gün tıklım tıklım otobüslerde zaman kaybettirilen yüz binlerce vatandaşı mağdur ediyor.

Trafik sıkışıklığı kader değildir. Diyarbakır'ın ihtiyacı olan şey süslü vaatler değil; bir an önce kazmanın vurulduğu, somut ve kararlı adımlardır. Kentin dinamikleri ve yetkilileri bu sese kulak vermeli, yarım kalan projeler masaya yatırılmalı ve Diyarbakır artık hak ettiği ulaşım altyapısına kavuşmalıdır.