Sevgili okurlarım, dün Diyarbakırlı kızkardeşimiz rahmetli Rojin Kabaiş'in ölümünün ikinci yılıydı. Son iki yıldır Baba Kabaiş başta olmak üzere bütün aile üyeleri büyük mücadeleler verip, Rojin'in hayatını elinden alanların bulunması için büyük emeklerde bulunuyor, olağanüstü girişimlerde ve çalışmalarda yer alıyor...
Yine bir başka Diyarbakırlı kızkardeşimiz olan Gülistan Doku da aynı durumun mağduru adeta, Doku ailesi bugün de mücadeleler gösterip, Gülistan'ın en azından cansız bedeninin bulunması için muazzam emekler sarf ediyor. Gülistan kardeşimiz de altı yıldır kayıp. Ne yazık ki cansız bedeninin nerede olduğu henüz bilinmiyor.
Ve Narin Güran evladımız. O da tıpkı Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş kardeşlerimiz gibi adalet bekleyen, iki yıldır failinin henüz kim olduğu bilinmediği bir cinayete kurban gitti.
Bir de Ceylan Önkol kızkardeşimiz var. On yedi yıldır adaletin tescil edilmediği hadise bugün de Diyarbakır'ın ve Diyarbakırlı'nın kalbinde yaradır. Tarafımca demem gerekir ki, Adalet Bakanlığı'nın bizatihi Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından kurduğu Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nca gündemine alınması gerekilen bir hadisedir Ceylan Önkol olayı.
Çünkü Ceylan Önkol'un ölümü, öylesine gelişigüzel bir hadise olmadığı varsayımını gün yüzüne çıkarıyor. Peki, Ceylan Önkol hadisesi nedir?
28 Eylül 2009 yılında Diyarbakır'ın Lice ilçesindeki Şenlik Köyü'nde koyun otlatmak için çıktığı evinden 200 metre uzaklaştığı sırada, kaynağı belirsiz bir patlama sonucu 12 yaşındaki Ceylan Önkol'un hayatını kaybetmesi olayıdır.
"Adalet dinin direğidir" sözünün tesirini bilen herkes kabul etmeli ki, Ceylan Önkol kardeşimizin 17 yıl önce hayatını kaybetmesi hadisesi bir an evvel gündeme alınmalı ve bu konuyla ilgili sayın Akın Gürlek ciddi bir mesai harcamalıdır. Ceylan Önkol kızkardeşimizin tırnak içinde "kaynağı belirsiz bir patlama sonucu" denilerek hayatını kaybetmesi pek tabii ki hem Diyarbakır'da hem Güneydoğu'da hem de ülkemiz Türkiye'de halen de hüznün meydana gelmesine yol açmaktadır.
"Adalet önce devletten gelir." O halde Türkiye Cumhuriyeti devletimiz bu konu hakkında girişim başlatmalı, bu meseleyi ele almalı, Ceylan Önkol kızkardeşimizin hakkını ve hukukunu koruyup patlama hadisesini yeniden ele almalıdır. Tüm yönleriyle ve tüm odaklarıyla ele alınacak olan bu ölüm şayet istenen bir sonuca varırsa, Ceylan kardeşimizin adaleti de belki 17 yılın sonunda yerini bulacaktır.
Bu konuyla sayın Akın Gürlek gibi sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da ilgilenmeli, sadece Önkol kardeşimizin değil Rojin Kabaiş, Gülistan Doku ve Narin Güran cinayetleri hakkında da daha çok mesai harcamalıdırlar.
Unutmayalım, geç gelen adalet bazen yüreklere ve acılara su serpse bile, benim gözümde "geç gelen adalet, adalet değildir." Güçlü bir devlet, güçlü bir hukuk ve yine aynı şekilde güçlü bir adalet mekanizması ile mümkündür. O halde Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Narin Güran cinayetleri gibi Ceylan Önkol kardeşimizin hakkı ve hukukunu da ele almalıyız...
Sevgili okurlarım bir sonraki yazımızda görüşmemiz dileğiyle. Hoşça kalın...