Sevgili okurlarım, gün geçmiyor ki hem futbol kentlerinde hem de yeşil sahalarda yeni skandal görüntülere maruz kalmayalım.
Hepinizin malumu olduğu üzere, geçtiğimiz hafta oynanan Kocaelispor-Amedspor karşılaşması, sahadaki futbolun ve skorun ötesine geçen görüntülere sahne oldu. Bazı Kocaelispor taraftarlarının Amedspor taraftarlarının bulunduğu tribüne doğru salladığı "sarı torbalar", Türkiye'nin hafızasında sıradan bir nesne olarak görülmeyecek kadar ağır bir anlam taşıyor. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun pek çok kesimince olumsuz bir manaya tekabül eden bu nesne, stadyumlarda bir tehdit unsuru olarak sunuluyor.
Keza bölgemize baktığımızda, Amedspor taraftarlarına doğru sallanan sarı torbaların, birçok insan tarafından açıkça "ölüm tehdidi ve nefret mesajı" olarak algılandığını görüyoruz. Yeşil sahalara ırkçılığın, faşizmin, ölümü andıran görüntü ya da görsellerin sunulması yanlış olduğu gibi tehlike de arz etmektedir. Bu tarz verilen mesajlar, bahse konu olan kişilerin incelenmesi gerektiğini de göstermektedir.
Filhakika olayın ardından Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. Kimlikleri tespit edilen beş kişi hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ile “tehdit veya hakaret içeren tezahürat” kapsamında soruşturma başlatıldı; şüpheliler hakkında daha sonra adli kontrol ve ev hapsi tedbirleri uygulandı. Bu soruşturma, verilen mesajın sıradan bir tribün şakası olmadığının da en önemli göstergesidir.
Öte yandan yine geçtiğimiz gün Trabzon'da Amedspor forması giyen bir kadına yönelik çirkin bir hakaret ve sözlü saldırı görüntüsü kamuoyunda geniş bir yer bulmuştu. Bir insan, hele ki bir kadın sırf Amedspor forması giydi diye Karadeniz'de bu tarz bir çirkin hakarete ve saldırıya maruz kalıyorsa, hepimizin bu konuyu iyice bir düşünüp tartışması gerekir.
Peki, futbol ne demektir? Futbol, rakibi aşağılamak için ölümle ilişkilendirilen sembollerin kullanılacağı bir alan değildir. Bir takımın taraftarına, kimliği ve aidiyeti üzerinden geçmişte yaşanmış acıları hatırlatmak; onları ceset torbalarıyla sembolik olarak tehdit etmek, rekabet değil, açıkça nefretin tribünlere taşınmasıdır.
Kocaeli'deki manzaraya geri dönecek olursam; Amedspor, uzun yıllardır sadece futboluyla değil, temsil ettiği kimlik nedeniyle de Türkiye'nin en fazla tartışılan kulüplerinden biri oldu. Ne yazık ki Amedspor'un her deplasmanı, taraftarlarının güvenliği ve karşılaşabilecekleri ayrımcı tutumlar bakımından da dikkatle takip edilmek zorunda kalıyor. Mamafih bu yüzden Kocaeli'deki sarı torba görüntüsü üzerinde durmak gerekiyor. Çünkü mesele bir torbanın rengi değildir. Mesele, o torbaya yüklenen anlamdır.
Binaenaleyh, bir taraftara “seni rakip olarak görmekle yetinmiyorum, sana ölüm üzerinden mesaj veriyorum” demektir. Bir insanın etnik kimliğiyle, aidiyetiyle ya da desteklediği kulüple ilişkilendirilen toplumsal hafızayı korkutmak için kullanmaktır. Futbol sahaları insanların birbirine düşman edildiği değil, farklılıkların aynı tribünde rekabet edebildiği alanlar olmalıdır. Amedspor taraftarının da Türkiye'nin herhangi bir şehrine, herhangi bir deplasmana giderken tehdit edilmeden, aşağılanmadan ve geçmişin karanlık sembolleriyle karşılaşmadan maç izleme hakkı vardır.
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma bu açıdan önemlidir. Ancak asıl mesele, birkaç kişi hakkında işlem yapılmasıyla bitmeyecek kadar büyüktür. Futbol kulüpleri, federasyon, spor kamuoyu ve taraftar grupları açık bir tavır almak zorundadır. Bugün sarı torbayı görmezden gelenler, yarın tribünlerde daha ağır nefret sembollerinin kullanılmasına zemin hazırlamış olur. Amedspor'a yönelik bu tür tehditlerin karşısında susmamak gerekiyor. Hiçbir tehdit, “taraftarlık” adı altında meşrulaştırılamaz.
Ahmed Arif'in şiirlerinde dillendirdiği, "kızlarım oğullarım var gelecekte" sözündeki kızları ve oğulları, Amedspor'un öp öz taraftarlarıdır. Onlara sarı torba gösterenler ise çıyanlardır. Ahmed Arif'in kızlarına ve oğullarına vasiyeti ise şu olmuştur;
"Öyle yıkma kendini
Öyle mahsun, öyle garip…
Nerede olursan ol
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne
Tükür yüzüne celladın
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile
Tırnak ile, diş ile
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni!”
Sevgili okurlarım, bir sonraki yazımızda görüşmemiz dileğiyle. Umarız o vakte kadar futbolda bir daha bu tarz görüntülere şahit olmayız ve dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu tarz görüntülere gerekli en ağır ve caydırıcı cezalar uygulanır.
Yeşil kırmızı renklerle kalın, en çok da Amedspor ile...