UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Diyarbakır’ın tarihi surlarını gelecek nesillere taşımak için Diyarbakır’ın eski Valisi ve Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Münir Karaloğlu döneminde  “Surlar’da Diriliş Başlıyor” sloganı ve “En Temiz Diyarbakır” kampanyası kentte oldukça ses getirmişti.

“Surlar’da Diriliş Başlıyor” sloganıyla gece gündüz demeden harekete geçen Büyükşehir Belediyesi ekipleri, zarar gören tarihi surları etap etap restore etmeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi ayrıca, surların ihtişamını ortaya çıkarmak ve surları turizme kazandırmak için sur diplerindeki gecekonduları da tek tek yıkıyor.

Yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelen tarihi surları restore etmesiyle oldukça tarihi bir çalışmaya imza atan ve bu faydalı çalışmasıyla kent halkı tarafından büyük takdir toplamayı başarma örneği gösteren Büyükşehir Belediyesi, “En Temiz Diyarbakır” kampanyasında ise ne yazık ki beklenen sonucu veremediği kanaatindeyim.

Hayata geçirilen “En Temiz Diyarbakır” kampanyasına ilk zamanlarda büyük destek vererek kentin tarihi simgesi olan surlarda biriken yılların çöplerini neredeyse her gün temizleyen, surların temiz kalması için halkı bilinçli olmaya davet eden yerel yönetimler, kent dinamikleri ve gönüllülerin; özellikle de eski Vali ve Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Münir Karaloğlu’nun kentten ayrılmasıyla ortadan yok olduğu düşüncesindeyim.

“En Temiz Diyarbakır” kampanyasının ilk zamanlarında neredeyse tüm kent halkının katılımıyla tarihi surlarda başlatılan temizlik seferberliğin bilhassa son aylarda sona erdiğini; tarihi surların içinde ve diplerinde biriken çöplerden, yakılan ateş küllerinden kolayca anlayıp görebiliyoruz.

Kampanyanın ilk zamanlarında başta Büyükşehir ve Sur Belediyesi’nin temizlik ekipleri olmak üzere cümbür cemaatle titizlikle temizlenip mis kokan kentin tarihi sembolü olan surların içi ve dipleri son aylarda hem biriken çöplerden hem de etrafa yayılan pis kokudan geçilmiyor desek asla yanılmış olmayız.

Son aylarda biriken çöpler, tarihi surları adeta mesken tutmuş, içinde yuva kurmuş, etrafa mikrop, virüs saçarak bir canlı misali hayatını sürdürüyor!  Birkaç ay öncesine kadar kiracı olan çöpler artık bir ev sahibi olmuş ve ele geçirdiği yerlere gün be gün yenisini ekliyor. Yani hakimiyet alanını giderek genişletmeye devam ediyor bir an önce tedbir alınmazsa!

Son aylarda özellikle de temizlik konusunda tarihi surların ve de sur içinin bahtsız kaderine terk edilmesine göz yumanları, görevlerinin bilincinde olmalarını ve ‘lamı cimi olmadan’ bilinçle halka aralıksız hizmet etmelerini acilen talep ediyorum.

Asıl görevleri halka hizmet olan yerel ve mahalli idareciler başta olmak üzere 7’den 70’e hepimiz tertemiz ve huzurlu bir kent için elimizden gelenin fazlasını yapmalıyız. Hiçbir zorluk ve sorunu bahane etmeden( gerekçe göstermeden) medeniyetler şehri Diyarbakır için herkes elini taşın altına koymayı görev bilmeli.

Burada vatandaşlara da seslenmek istiyorum: Temiz bir kent için sadece görevlilerin değil bizim de bir vatandaş olarak vazife ve sorumluluğumuz olduğunu bilelim ve bunu yerine getirmesi gerektiğini de hiçbir zaman unutmayalım. Tarihi sur ve mekanlar başta olmak üzere diğer tüm yerlerin kirletilmemesi için çocuklarımızı her seferinde tembihlemeyi unutmayalım.

“Temizlik imandandır” hadis-i şerifi ve “Aslan yattığı yerden bellidir” atasözünü kendimize her daim prensip alırsak hem kentimizin hem de bulunduğumuz ortamın ne kadar temiz olduğunu hep birlikte göreceğiz. O yüzden çöplerimizi rastgele ortaya atmayalım, surlarımıza çöp atmayalım, zarar vermeyelim. Surlara çöp atanları, zarar verenleri uyaralım onlara engel olalım. Kentimizin mikrop ve çöp yuvasına değil, cennet yuvasına dönüşmesi için hep birlikte aydınlık ve sağlıklı yarınlara doğru yol almamız gerektiğini asla unutmayalım. 

Hangi kentin daha yaşanabilecek bir yer olduğunu orada yapılan temizliğin niceliği (azlığı-çokluğu) belirler. Unutmayalım ki; İslam temizlik temeli üzerine inşa edilmiştir. İnsan ölürken nasıl ki tertemiz yıkanıp öteki (asıl) dünyaya uğurlanıyorsa, yaşarken de hem bedenini hem de yerini (çevresini) tertemiz tutmayı bilmelidir. Sağlıklı bir hayat için temiz olalım, temiz tutalım.