Din-Mitoloji ilişkisinde Mitolojinin Din Üzerindeki Etkisi-27

Molla Bateyî

Halk arasında, Molla Bateyî’nin bir kış gecesi,

rüyasında hocasını gördüğü bunun üzerine hocasını

görmek için yola çıktığı ve donmaktan korunmak

için sığındığı bir mağara girişinde vefat ettiği anlatılmaktadır.

Rivayete göre karlar eridikten sonra

cesedine ulaşılmıs, cesedinin yanında ismini, niçin

yola çıktığını ve soğuktan korunmak için bu mağaraya

sığındığını yazdığı bir kâğıt parçası bulunmustur.

Molla Bateyî’nin mevlidi Diyarbakır’da

çok okunan ve bilinen mevlitlerden olmakla beraber

Diyarbakır dışında başka yerlerde de okunmaktadır.

“Mevlidi’n-Nebi” adı verilen bu mevlitte de Vesiletü’n-

Necat’taki gibi siyer kitaplarında geçmeyen

olaylar anlatılmakta, Hz Peygamber’i, bir peygamberden

daha çok mitolojik bir kahraman olarak

gösteren rivayetler bulunmaktadır. Buna rağmen

bu mevlit kendisinden sonra yörede yazılan mevlitlerin

hemen hemen tümüne kaynaklık etmiş,

ilham kaynağı olmustur. Bu mevlid, birçok yayınevi

tarafından basılmıs, üzerine serhler yazılmıs ve

mevlidin ihtisarları yapılmıstır. Vesiletü’n-Necat’tan

daha çok mitolojik motifler içeren. Molla Bateyî’nin

mevlidi, Hz Peygamber, Hz Ebu Bekir ve Hz

Ömer’den olduğu iddia edilen mevlidin önemi ile

ilgili rivayetleri kaydettikten sonra kâinatın yaratılısını

ele almaktadır.

Mevlit, daha sonra Hz Âdem ve Hz Havva’nın

Cennet’ten indirilişlerine değinir. Hz Âdem ve Hz

Havva, emre itaatsizlik edip buğday ağacından

yiyince Cennet’ten çıkarılırlar ve Dünya’ya gönderilirler.

Hz Âdem, yaptığı itaatsizlikten dolayı

pisman olur. Yıllarca gözyası döker. Döktüğü gözyaslarından

toprak nemlenir ve çamur haline gelir.

Bitkiler, ağaçlar yeşerir. Âdem’in ayakları çamura

gömülür. Burada anlaşıldığı gibi yeryüzündeki

bitki ve ağaçların kökeni Hz Adem’in gözyaslarına

dayandırılmaktadır.