İnsan Etçil Midir Yoksa Otçul Mu? -2
İnsanların, kendilerini sürekli olarak aslanla kıyaslamaları ve et yeme istekleri, sanıyorum ki "güç" ile bağdaştırılıyor. Esasen et yemek, eril bir zihniyetin ürünüdür. Güçlü olmak için et yemek gerektiği vurgulanır hep. Oysaki doğadaki en güçlü hayvanlar (goril, fil, bizon..) bitkisel beslenirler. Bugün dünya üzerinde binlerce sporcu tamamen bitkisel besleniyor.
Beyin gelişimimizi et yemeye bağlayanlar da olacaktır. Lakin araştırmalar gösteriyor ki, insan beyninin gelişimini sağlayan, et değil nişastadır. Et yemeyenlerde zeka eksikliği olacağı söyleniyor. Oysaki Einstein’a kadar, zirveye imza atmış pek çok deha, pek çok bilim insanı etsiz bir yaşamı benimsemişlerdir.
Et yemeyenlerde protein eksikliği olacağını söyleyenler de var, oysaki günlük protein ihtiyacımız
ortalama 30- 40 gram kadardır. Ve bunu rahatlıkla sebzelerden, bakliyat ve kuruyemişlerden alabiliriz. Bitkilerdeki protein yeterli olmaz, onun yapısı farklıdır diyenler olacaktır. Bilmezler ki; yedikleri hayvanlar da proteinini bitkilerden alırlar.
Bitkisel beslenme bizler için en sağlıklı diyet biçimidir. Ki bunu, bir çok sağlık örgütü onaylar. Yapılan araştırmalarda, et ağırlıklı beslenen kişilerin, bitkisel beslenmeye geçiş yaptıklarında, vitamin değerlerinde artış olduğu ve bir takım hastalıklarında gerileme olduğu gözlemlenmiştir.
Tamamen bitkisel beslenen toplumlar da vardır. Herhangi bir sağlık sorunu yaşamadıkları görülmüştür. Bunun aksine, et ağırlıklı beslenen toplumlarda başta kanser olmak üzere, kalp, inme, diyabet gibi bir çok hastalık yüksek orandadır.
Et yiyor olmamızın doğal döngü olduğunu söyleyenler de var tabi. Doğada bazı hayvanlar diğer bir çok hayvanı yiyerek hayatta kalıyor evet. Bu bir döngüdür ve bunun doğaya, gezegenimize bir zararı yoktur. Mesela bir aslanın bir ceylanı yemesi, doğal dengeyi bozmaz ama insanların hayvanları yiyor olması maalesef ki gezegenimizin sonunu getiriyor. Bu sebeple, bilim insanları 30- 40 yıl içerisinde veganlığa geçişin sağlanmaması durumunda dünyanın sonunun geleceğini söylüyorlar. Abartılı bulabilirsiniz, ama #cowspiracy belgeselini izlerseniz, hak vereceksiniz. Nitekim hayvan sektörü, küresel ısınmanın en birincil sebebidir. Velhasıl hayvanları yiyor olmamız kesinlikle doğal döngü değildir. Gezegenimizin sonunu getiren, doğal dengeyi alt üst eden kötü bir alışkanlıktır.
Eğer gerçek bir hepçil veya bir etçil olsaydık, fizyolojik yapımızın büyük anlamda farklı olması gerekirdi. Ama şu koşullarda otçul bir varlık olduğumuzu kabul etmek zorundayız. Her şey bir kenara, tabiki öncelikle etçil olup olmadığımıza değil de, hayvanlara karşı adil olup olmadığımıza odaklanmalıyız. Hayvanları yemek zorunda değiliz. Hem kendimiz, hem gezegenimiz, hem de hayvanlar için bu keyfi alışkanlıktan vazgeçmeliyiz.