Mezopotamya ve Tarih-11
Doğu azizlerinin hayatı
Yine bir Süryani olan Efesli Ioannes (ya da
Yuhanna), VI. yüzyıl Süryani tarihçilerinden önemli
bir isimdir. Dini kişiliği, tarihçiliğinden daha çok
ön plandadır zira Konstantinopolis’de Iustinianos
devrinde şehirdeki Monofizitlerin liderliğini yapmış,
558 yılında patrik olarak atanmıştır.
İki önemli eseri mevcut olmakla beraber ilki
“Doğu azizlerinin hayatı” adındaki Süryanice konuşan
coğrafyada yaşayan 58 kişinin biyografisini
içermektedir. Fakat bizi ilgilendiren eseri Kilise
tarihi adını verdiği çalışmasıdır, ki tamamı günümüze
ulaşamamakla beraber yalnızca 571-586
yılları arasını anlattığı kısım şu an elimizdedir.
Monofizit perspektifle Bizans-Sâsâni mücadelesine
bakan Ioannes, bölgeyi iyi tanıyan ve tıpkı Mar
Yeşua gibi detaylı bilgiler veren bir müelliftir.
Fakat eserlerine bakarak ikisini karşılaştıracak
olursak Mar Yeşua daha “yerel” bir tarihçi iken
Ioannes tüm bölgeye hâkim bir kişi olduğu izlenimini
bırakır.
Zira söz konusu devirde Bizans hâkimiyetinin
dışında, yani Sâsâni sınırları dâhilinde kalan
bölgeler hakkında da verdiği bilgilerden bu çıkarım
yapılabilir. Bizans ve Sâsâni dönemine ilişkin bulunan
kaynaklardan bir tanesi de Khuzistan Kroniği veya
Guidi Kroniği olarak literatüre geçmiştir. Yazarının
ismi meçhul olduğu için yazıldığı yer veya neşreden
kişinin ismi ile anılan eserin sahibi Nasturi bir papazdır.
660 yılı dolaylarında derlendiği bilinmektedir.
Eserin önemi ise şüphesiz İran’da yazılmış olmasıdır.
Bununla birlikte Sâsâni devletinin ve Nasturi bir
kişinin perspektifinden bölgenin tablosunu çizen
nadide bir eserdir. Her ne kadar siyasi ve politik
olayları ağırlıklı olarak ele alsa da, bölgeye ilişkin
coğrafi bir takım bilgilere de rastlanabilmektedir.
VI. yüzyılda Süryanice yazılmış eserlere dönecek
olursak birkaç anonim kronikten söz etmemiz gerekir.
Bunlar Erbil kroniği ve Edessa Kroniği’dir.
Adiabene bölgesinin önemli şehirlerinden biri
olan Erbil’de yazıldığı bilinen bu kroniğin güvenilirliği
araştırmacılar tarafından kuşkuludur41.
Türkçeye Erbil Vakayinamesi adıyla tercüme edilmiştir.
Yine de bölgenin yerli kaynaklarından
olması açısından elimizin altında bulundurmamız
gerekir.