1869 yılı Diyarbakır vilayet salnamesi, Diyarbakır ve bağlı bölgelerinde defnedilen sahabe, peygamber ve evliyaların isimleri, türbe ve kabirlerinin bulunduğu mevkileri ve sair özellikleri ile ilgili detaylı bilgiler vermektedir. Burada 80 zatın adından söz edilmektedir.

Osmanlı döneminde Diyarbakır’da kabirleri tespit edilebilen sahabeler şunlardır:

Hz. Süleyman  

 

Sahabe-i kiramdan Süleyman İbn-i Halid Hazretleri, Diyarbakır içkaledeki Kale Cami-i şerifinin batı kenarındaki sahabe türbesinde medfundur. Diyarbakır’ın Müslümanlar tarafından fethi esnasında şehit oldukları rivayet edilen 27 sahabenin de kabirleri buradadır. İslam tarihçisi Vakidi, Halid b. Velid ile beraber gizli geçitten Diyarbakır şehrine girerken iç kale muhafızlarıyla giriştikleri çatışmada şehit olan bu sahabelerden 10 tanesinin isimlerini şu şekilde saymaktadır: Amir b. Ehves, Huzeyde b. Sabit, İmran b. Bişir, Selame b. Ye’sub, Macid b. Talha, Musanna b. Asim, Salim b. Adiyy, Malik b. Hafz, Hattab b. Cebir, Efleh b. Saide.

İlk olarak 1631-1633, ikinci defa ise 1656-1658 yılları arasında Diyarbakır valiliği yapan Silahtar Murtaza Paşa’nın, sözü edilen sahabelerin türbelerini onarmasından sonra astırdığı manzumede ise bu sahabelerin isimleri şöyle yazılmaktadır:

“Reis-i cümledir Sultan Süleyman

            Rıdvan, kardeşi Mesud ey can

            Beşir ü Hamza, Amr u Şa’be, Sabit

            İki Zeyd, iki Halid biri Numan

            Muhammed iki, Abdullah üçtür.

            Hasan nam iki bir Ka’b-i Zişan

            Fudayl u Malik ü Fahr u Ebu’l Hamd

            Ebu-Nasr u Mağir’e eyle iz’an”

            Ancak, şiirde geçen bu isimler yukarıdakilerle uyuşmamaktadır. Burada sahabelerin tam isimleri yerine daha çok ön isimlerine veya künyelerine yer verilmiştir.