Turistler Diyarbakır’ı çok sevdi ama bir şeyini hariç! Turistler Diyarbakır’ı çok sevdi ama bir şeyini hariç!

Merkez Sur ilçesi sınırları içerisinde yer alan, tarihi derinliklere uzanan ve yerel halk tarafından On Gözlü Köprü olarak da bilinen Dicle Köprüsü’nde turist sezonu açıldı. Her gün yüzlerce yerli ve yabancı turistlerce ziyaret edilen tarihi köprüde insan seli yaşanırken, köprü civarında geniş alana yayılan kafe işletmelerinde satılan ürünlerin fiyatları da cep yakıyor. Özellikle her sezon köprüde vakit geçiren vatandaşlar tarafından en çok tüketilen demlik çay 500 liraya kadar çıktı. Fiyatlardan dert yanan ziyaretçiler ise, yetkililere denetim çağrısında bulunuyor. 

ON GÖZLÜ’DE DEMLİK ÇAY CEP YAKIYOR: YETKİLİLERE ÇAĞRI
Diyarbakır’da yaz sezonunun başlamasıyla birlikte, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilk uğrak yeri tarihi On Gözlü Köprü ve civarındaki kafe-restoranlar oluyor. Köprüyü görmeye giden birçok kişinin ilk tercihlerinden biri olan kafelerdeki demlik çay fiyatları ise 500 liraya kadar çıktı. Sıcak çay içmenin neredeyse lüks olduğu bölgede fiyatlardan yakınan vatandaşlar, yetkilere çağrıda bulunarak bir an önce düzenleme gerektiğinin altını çiziyor. 

İşte Diyarbakır On Gözlü Köprü’de demlik çay fiyatları:
2 kişilik çay demlik 250
4 kişilik çay demlik 350
6 kişilik çay demlik 500

600 Diyarbakır On Gözlü Köprü

TARİHİ ON GÖZLÜ KÖPRÜ HAKKINDA
Diyarbakır On Gözlü Köprü diğer adıyla Dicle Köprüsü, Diyarbakır'da Mardin Kapı'nın dışında yer alıp kentin 3 kilometre güneyinde bulunmaktadır. Köprünün güney cephesinde, kemerlerle korkuluk arasında yer alan iki satırlık çiçekli kûfî kitabeden, Mervaniler döneminden Nizâmüddevle Nasr zamanında Kadı Ebü'l-Hasan Abdülvâhid tarafından 457 (1064-65) yılında Ubeyd adlı bir mimara yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Ancak araştırmacılar bu kitabenin onarım kitabesi olduğu görüşünde birleşmekte ve eserin çok daha eski bir tarihte yapıldığını kabul etmektedirler. Bunlardan C. Niebuhr, Voyages en Arabie et en d’autres pays circonvoisins adlı eserinde köprünün 1065 öncesinde mevcut olduğunu öne sürerken M. van Berchem ile J. Strzygowski, Amida adlı eserlerinde ve A. Gabriel ise Voyages adlı eserinde İslam öncesi eseri olduğunu, taşkın sonucu yıkılması üzerine 124'te (742) Halife Hişâm bin Abdülmelik (724-743) tarafından onarımına başlandığını fakat halifenin ölümü üzerine inşaatın yarım kaldığını ileri sürmektedirler.

Muhabir: Remziye ÇELİK