Nisan ve Mayıs aylarının gelişiyle birlikte doğada yüksek rakımlarda kendiliğinden yetişebilen kendine has aromasıyla ışkın pazarlarda görülmeye başlandı.
Özellikle Doğu ile Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sıkça tüketilen ışkın, bilimsel adıyla Rheum ribes hem lezzeti hem de sağlık üzerine etkileriyle dikkat çeken doğal bir besindir. Halk arasında yayla muzu olarak da bilinen bu bitki, hafif ekşi tadı ve ferahlatıcı aromasıyla özellikle taze olarak tüketilmektedir.
Ancak ışkını değerli kılan yalnızca tadı değil, içerdiği besin öğeleri ve fonksiyonel özellikleridir. Işkın, düşük enerji içeriğiyle kilo kontrolü sağlamak isteyen bireyler için avantajlı bir besindir. Yapısının % 90 kısmını sudan oluşturması nedeniyle enerji değeri oldukça düşüktür ve yaklaşık olarak 100 gramında 20–30 kcal enerji bulunmaktadır. Bu özelliği sayesinde günlük beslenmede hafif ve dengeli bir seçenek olarak yer alabilir. Aynı zamanda içerdiği posa miktarıyla da dikkat çeker. 100 gram ışkında yaklaşık 1,8 gram posa bulunur. Lif içeriği sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlayarak bağırsak hareketlerini destekler.
Bunun yanında tokluk hissini artırarak gereksiz kalori alımını azaltmaya yardımcı olur. Bu yönüyle ışkın, hem düşük kalorili hem de fonksiyonel bir besin olarak sağlıklı beslenme planlarında yer verilebilecek doğal bir alternatiftir. Işkın yalnızca düşük kalorili bir besin olmakla kalmaz aynı zamanda vitamin ve mineral açısından da zengin bir içeriğe sahiptir. Özellikle C vitamini bakımından dikkat çeken ışkın, bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlar.
Bunun yanında A ve E vitaminleri ile hücreleri oksidatif strese karşı koruyarak yaşlanma sürecini yavaşlatıcı etki gösterebilir. Demir, çinko ve selenyum gibi mineraller açısından da önemli bir kaynak olan ışkın, vücudun birçok metabolik sürecine destek olur. Yapılan bilimsel çalışmalar, ışkının fenolik bileşikler ve flavonoidler açısından zengin olduğunu ve bu sayede güçlü bir antioksidan kapasiteye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Antioksidan içeriği sayesinde ışkın, serbest radikallerin neden olduğu hücre hasarını azaltmaya yardımcı olabilir. Bu durum, başta kalp-damar hastalıkları olmak üzere birçok kronik hastalığın önlenmesinde önemli bir rol oynar. Özellikle kanser üzerine yapılan çalışmalar, ışkının içerdiği biyoaktif bileşiklerin bazı kanser türleri üzerinde koruyucu etkiler gösterebileceğini ortaya koymaktadır.
Kolon, meme ve prostat kanseri gibi farklı kanser türleri üzerinde yapılan araştırmalar, ışkının bu hastalıklara karşı destekleyici olabileceğini göstermektedir. Ancak burada unutulmaması gereken nokta, hiçbir besinin tek başına tedavi edici olmadığıdır. Işkın da ancak dengeli ve sağlıklı bir yaşam tarzının parçası olarak değerlendirildiğinde fayda sağlar. Diyabet açısından değerlendirildiğinde, ışkının kan şekeri üzerinde olumlu etkileri olduğu bilinmektedir. Özellikle tip 2 diyabet hastalarında kan şekeri ve kolesterol düzeylerini iyileştirebileceğine dair bulgular bulunmaktadır. Lif içeriği sayesinde glikoz emilimini yavaşlatması da bu etkiyi destekleyen önemli bir mekanizmadır. Sindirim sistemi üzerindeki etkileri de oldukça dikkat çekicidir. Işkın, bağırsak hareketlerini artırarak kabızlık sorununa karşı doğal bir destek sağlayabilir. Halk arasında müshil etkisiyle bilinen bu özelliği, lif içeriği ve bazı biyoaktif bileşenlerinden kaynaklanmaktadır. Aynı zamanda mide asidini düzenleyici etkisi sayesinde hazımsızlık, şişkinlik ve mide rahatsızlıklarının hafifletilmesine katkı sağlayabilir. Yapılan çalışmalarda ülser üzerinde koruyucu etkiler gösterdiği de ifade edilmektedir. Işkın sağlıklı bireyler için mevsiminde tüketilebilecek oldukça değerli bir besindir. Bağışıklığını desteklemek isteyenler, sindirim sistemi sorunları yaşayanlar ve lif alımını artırmak isteyen bireyler için iyi bir alternatif olabilir. Diyabet hastaları da porsiyon kontrolüne dikkat ederek beslenmelerine dahil edebilir.
Ancak her besinde olduğu gibi ışkın tüketiminde de dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Özellikle mide hassasiyeti olan bireylerde ekşi yapısı nedeniyle rahatsızlık oluşturabilir. Böbrek hastalığı olan bireylerin potasyum içeriğinden ise aşırı tüketimden kaçınması önerilir. Hamilelik ve emzirme döneminde ise düzenli ve yüksek miktarda tüketim öncesinde mutlaka bir uzmana danışılması daha güvenli olacaktır. Işkın, doğanın sunduğu besleyici ve fonksiyonel bir gıda olarak öne çıkmaktadır. İçerdiği vitaminler, mineraller, posa ve antioksidan bileşikler sayesinde birçok sağlık alanında destekleyici rol oynayabilir. Ancak en önemli nokta bu tür besinlerin bilinçli ve dengeli bir şekilde tüketilmesidir. Mevsiminde taze ve uygun porsiyonlarda tüketilen ışkın, sağlıklı beslenme düzenine hem lezzet hem de sağlık açısından değerli bir katkı sağlayacaktır. Mevsiminde haftada 1-2 gün 100-150 gram tüketimi tavsiye edilir.