Müslümanlar bu zatların anısına türbelerin doğu yakasında Kale Cami-i Şerifini inşa etmişlerdir. Bu cami, Hz.Süleyman, Nasıriyye, Nasıri ve Murteza Paşa isimleri ile de anılmaktadır.
Evliya Çelebi, seyahatnamesinde bu cami hakkında şunu söyler: ”Bu kaleyi fetheden Halid hazretleri yaptırmıştır.” Bu bilgi caminin ilk temelinin atılması için söylenmiş olabilir. Ancak bu yapı, minaresi üzerindeki kitabe yardımı ile tarihlenmektedir. Bu kitabeye göre cami, H.555 (M.1160) yılında Nisanoğullarından Ebu’l Kasım Ali tarafından yaptırılmıştır. Mimarı muhtemelen Hibetullah El Gurgani’dir.
Hz. Süleyman Camisi’nin hemen hemen hiçbir özgün yeri yoktur. Yani orijinal halinden hiçbir eser kalmamıştır. Ancak, Osmanlı dönemine kadar Diyarbakır’a hakim olan bir çok İslam devleti zamanında bu yapılar onarılmasına rağmen, kaynaklarda bu hususta herhangi bir bilgiye rastlanılmamaktadır. Osmanlı döneminde yapılan onarımlar ise resmi kayıtlara geçirilmiş ve kaynaklara aktarılmıştır.
Vali Silahtar Murtaza Paşa tarafından hem cami hem de türbenin esaslı bir onarımdan geçtiğini, caminin duvarındaki manzum kitabeden ve resmi kayıtlardan anlıyoruz. Murtaza Paşa, caminin yazlık kısmının döşemesini, çeşmeleri, harem kapısına karşı merdivenin yukarısında tek başına kılınacak öğle ve ikindi namazları için ufak bir mescid ve Hz. Süleyman’ın türbesine girilecek büyük kapıyı yaptırmıştır. “İçkale Mescidi” olarak
kayıtlara geçen bu mescidin, 29 Temmuz 1799 tarihinde de faal olduğu tespit edilmektedir. Günümüzde kadınların Cuma namazı kıldıkları kısım muhtemelen sözü edilen bu mescidin yeridir.