Sevgili Mücadele Gazetesi Ailesi ve Kıymetli Okurlar; Öncelikle hepinize merhaba. Geçmişte köşe yazarlığı yaptığım ve kendimi ailesinden biri olarak hissettiğim Mücadele Gazetesi’nde yayınlanan video sonrası gösterdiğiniz ilgi ve nazik yorumlarınız için kalbi bir teşekkürü borç bilirim.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlemiş olduğu etkinlik kapsamında, Zeynep Yaş ve Serdar Canan’ın sunduğu ‘Kürt Müziği Terminolojisinin ve Hafızasının Oluşumu’ ile ‘Kürt Müziğinin Kadınlara Borcu’ başlıklı kültürel içeriği takip ettim. Bir basım ve yayım öğrencisi olarak bu katılımı, tamamen bir “kültürel saha çalışması” olarak görüyorum. Kürtçe bilmemekle birlikte, akademik düzeyde derlenmiş bu araştırmaları yerinde incelemek; Diyarbakır’ın tarihi dokusunu, dillerini ve müzik mirasını anlamak benim mesleki ve entelektüel gelişimimin bir parçasıdır. İşte o video:

Bu kültürel yolculuğumda beni en çok etkileyen bir diğer durak ise Film Gösterimlerinde tanışma fırsatı bulduğum, Film Yönetmeni Rıza Oylum’un "Yerli Yurtsuz" belgeseli oldu. Hassas ve derin bir konuyu; nefret söyleminden uzak, sağduyulu ve kuşatıcı bir dille nasıl anlatılabileceğinin en güzel örneğini bu filmde gördüm. Eğer üslup ve dil doğru kurulursa, sanatın tüm toplumu kucaklayan bir köprü olabileceğini bizzat test ettim.

Bu tür nitelikli eserlerin ve hassasiyet sahibi sanatkârların daha fazla desteklenmesi gerektiğine inanıyorum.

Ben toplumsal hafızayla ilgilenen, önyargılarından arınmış bir yazar adayıyım. Diyarbakır gibi tarihi derinliği olan bir şehirde yaşarken, buralı olmasam da bu toprakların sesini duymak, dillerine saygı duymak ve birbirimize kenetlenmek istiyorum.

Diyarbakır halkı ve yerel kültür çevreleri nezdinde "bizden biri" ve samimi bir misafir olarak karşılanmamın mutluluğunu yaşıyorum. Önyargıların ötesinde, barışçıl duygularla kurulan her bağın insani ve akademik bir tercih olduğunu belirtmek isterim. Kültürel zenginliğimizi yerinde gözlemleyerek tarihe bir iz bırakabilmişsem ne mutlu bana.

Çünkü biz; sevgi ekelim gül koksun dünyaya, barışın yüzü gülsün, iyilik bulaşsın istiyor, Barış ile hasretlik bitsin, Barışla Barışalım şiiri Hanifi Kara hocamın taşlar toprağa bağlı diyerek Gülümsüyoruz.
Saygılarımla...