Her bayram geldiğinde içimizi bir telaş kaplar. Sokaklar hareketlenir, mutfaklardan kokular yükselir, uzaklar yakın olur.

Mücadele Gazetesi’nin sevgili okurları, bugün sizleri bu tatlı telaşın biraz dışına, her yıl kapımızı çalan ama çoğunlukla sadece şekilsel yönüyle ağırladığımız Kurban Bayramı’nın asıl kalbine, yani ruhumuza doğru bir yolculuğa davet etmek istiyorum.

Sorarım size; kurban etmek sadece bir ibadetin, bir ritüelin fiziki olarak yerine getirilmesi midir? Yoksa insanoğlunun binlerce yıldır süregelen o büyük arınma arzusunun bir tezahürü mü?

Kurban, kelime anlamıyla “yakınlaşmak” demektir. Biz bu bayramda sadece birbirimize değil, insani özümüze, vicdanımıza ve o en saf halimize yakınlaşmakla mükellefiz. Kalbimizi temizlersek Allah’a “yakınlaşmış” oluruz.

Kesilmesi gereken esas bağlar:
Gelin, bu bayram ezberleri bozalım. Asıl kurban edilmesi gereken şeyi, yani içimizdeki o bitmek bilmeyen canavarları masaya yatıralım.
Kibri kurban edelim: Kendimizi başkalarından üstün gördüğümüz, o tepeden bakan saraylarımızı yıkalım bu bayram.
Hasedi ve Kini kurban edelim: Komşumuzun mutsuzluğundan beslenen, başkasının başarısıyla kararan o göğüs kafesimizi aydınlığa kavuşturalım.
Öfkeyi ve kötü düşünceyi kurban edelim: Dilimizden dökülen kırıcı sözleri, kalbimizde beslediğimiz o siyah tohumları kesip atalım.
Bizler ne zaman ki içimizdeki kötülüğü, bencilliği ve hırsı bıçağın altına yatırırız; işte o zaman gerçek bayramı ilan etmiş oluruz. Kurban, bir canın feda edilmesinden öte, içimizdeki karanlığın feda edilip, yerine iyiliğin, merhametin ve paylaşmanın yaşatılmasıdır.

İyiliği yaşatmanın vakti
Diyarbakır’ın o dar ama sıcak küçelerinden (sokaklarından) yükselen çocuk sesleri, paylaşılan bir kap yemeğin lezzeti, uzatılan bir elin samimiyeti... İşte yaşatmamız gereken asıl iklim budur. Kötülüğü kurban ettiğimiz yerde, iyilik kendiliğinden filizlenir. Bir yetimin başını okşadığımızda, küs olduğumuz bir dosta sarıldığımızda, içimizdeki o katı kalbi yumuşattığımızda kurbanımız yerini bulmuş demektir.
Bu bayram, ellerimiz sadece bayramlaşmak için değil, içimizdeki tüm kötü niyetleri uğurlamak için kalksın.
Ruhunuzdaki tüm kötülükleri kurban ettiğiniz, kalbinizdeki iyilikleri ve güzellikleri sonsuza dek yaşattığınız, sevdiklerinizle bir arada, huzur dolu bir bayram geçirmeniz dileğiyle...
Kurban Bayramınız mübarek, gönülleriniz pak olsun.