Havaların soğumasıyla pazarlarda yerini alan portakal en çok kış aylarında bolca bulunur ve tüketilir
.Ülkemize ilk kez Portekiz'den geldiği için Portekiz meyvesi anlamında Portakal (Portugal) meyvesi denmiş, zaman içinde de sadeleşerek portakala dönüşmüştür. Ülkemizdeen çok akdeniz bölgesinde yetişir ve diğer bölgelere pazara sunulur.
Portakal, vitaminler, mineraller ve antioksidanlar dahil olmak üzere besin ve koruyucu bitki bileşiklerinin hazinesidir.Portakalın 1 porsiyonu ( 220 gr-yumruk kadar) 101 kaloridir. Portakalın 100 gramı 11.54 gram karbonhidrat, 0.7 gram protein, 0.21 gram yağ, 2.4 gram lif içermektedir. Portakalın ortalama %88’ i sudur. Turunçgiller ailesinde yer alan portakal, içeriğinde bolca C vitamini, potasyum, folik asit bulunur.Portakal içerdiği C vitamini sayesinde hücre hasarını engeller, kansere neden olan serbest radikaller ile savaşır.
Bağışıklık sistemini destekler ve mikroorganizmalara karşı korur, göz sağlığını destekler. Bununla birlikte demir emilimini arttırarak anemiyi iyileştirmeye yardımcı olur. Demir eksikliği olan kişilerde yumurta, et gibi demirden zengin kaynaklar ile birlikte C vitamini alabilmek adına portakal suyu tüketimi yararlı olabilmektedir.C vitamini, stres hormonu olan kotrizolü baskılayarak kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olmaktadır.DNA sentezi için önemli bir vitamin olan folik asit de portakalda bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle gebelerde portakal tüketimi yeterli folik asit alımını destekleyerek doğumsal defektleri önleyebilmektedir.
Portakal tüketimi böbrek taşına da iyi gelebilmektedir. Portakalın içerdiği sitrat, böbreklerde kalsiyum birikimini önleyerek taş oluşumunun önüne geçebilmektedir. Yetişkin bir insanın günlük 75-90 miligram C vitaminine ihtiyaç vardır. Yumruk büyüklüğündeki ortalama bir portakal tükettiğimizde bu ihtiyacımızı karşılamış oluruz. Portakal iyi bir lif(posa) kaynağıdır. Orta büyüklükte portakal günlük lif ihtiyacımızın %15’ ini karşılar.Günlük olarak yeterli miktarda lif almak genel sağlık için çok önemlidir ve düzenliliği destekleyerek ve faydalı bağırsak bakterilerinizi besleyerek sindirim sisteminizin sağlıklı kalmasına özelikle kabızlığa sorununa yardımcı olur. Ayrıca, lif açısından zengin diyetler, kalp hastalığı, kolon kanseri ve obezite risklerinin azalması da dahil olmak üzere bir dizi fayda ile ilişkilidir. Kalp hastalığı şu anda dünyanın en yaygın erken ölüm nedenidir. Portakalda bulunan C vitamini, flavonoidler ve karotenoidler de dahil olmak üzere bir dizi besin ve bitki bileşiği, onları optimal seviyelerde tüketirseniz kalp sağlığını geliştirmeye ve kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olabilir ve vücudumuzda oluşabilen serbest radikallere karşı etkili antioksidanlar içerir kansere karşı koruyucudur.
Ayrıca düzenli olarak portakal ve portakal suyu tüketmek kalp hastalığı risk faktörlerini azaltmaya yardımcı olabilir.C vitamini açısından zengin gıdaları tüketmek, vücudunuzda yeterli miktarda mineral demir bulunmadığında ortaya çıkan bir durum olan aneminin önlenmesine yardımcı olabilir. Portakallar iyi bir demir kaynağı olmasa da, vücudunuzun demiri emme yeteneğini artıran mükemmel bir C vitamini kaynağıdır. Mercimek ve fasulye yemeklerine bir tutam portakal suyu eklemeyi veya demir emilimini artırmaya yardımcı olmak için ıspanak salatalarına portakal dilimleri eklemeyi deneyin. Hem lezzetli hem de sağlıklı olacaktır.
Portakal asitli bir meyve olduğundan özellikle gastrit, reflü veya ülser gibi sindirim sistemi rahatsızlığı olan kişilerde mide yanması, şişkinlik veya gaz gibi şikayetlere neden olabilmektedir. Bununla birlikte kumarin grubu kan sulandırıcı ilaç kullanan kişiler günlük portakal tüketimini 1 adet ile sınırlandırmalıdır.
Ayrıca diyabet veya insülin direnci olan kişilerin daha iyi bir kan şekeri kontrolü sağlayabilmek adına portakalı ara öğünlerinde; yanına kavrulmamış kuruyemiş veya süt, yoğurt gibi bir protein kaynağı ile tüketmesi ve porsiyon kontrolüne özen göstermesi önerilmektedir. Portakal suyu yerine portakalın tüketilmesi lif için önemlidir. Asitli meyve olduğundan1 yaşın altındaki çocuklara portakal tüketimi önerilmemektedir.