Şehrin kadim sokaklarında yürürken huzur bulduğumuz o eski günler, sanırım artık sadece sararmış fotoğraflarda ve ihtiyarların "Ah o zamanlar..." diye başlayan iç çekişlerinde kaldı.
Bugünün Diyarbakır’ında bir noktadan bir noktaya gitmek, artık bir ulaşım meselesi değil, başlı başına bir hayatta kalma mücadelesine dönüştü.
Köstebek yuvası mı, şehir yolu mu?
Hani o her fırsatta övündüğümüz geniş bulvarlar, modern caddeler var ya; şimdilerde hepsi birer köstebek yuvasını andırıyor. Asfaltın dili olsa da konuşsa! Bir gün bakıyorsunuz yol çökmüş, ertesi gün yamalanmış, daha ertesi gün o yama yerinden hortlamış. Arabaların alt takımı sanayiden çıkamaz oldu. Sürücü müyüz, yoksa mayın tarlasında yol alan tank mürettebatı mı, ayırt etmek imkansız.
5 dakikalık yol, 1.5 saatlik çile…
Zamanın bereketi mi kaçtı, yoksa biz mi yollarda yaşlanmaya yemin ettik? Eskiden Ofis’ten Bağlar’a, Kayapınar’dan Sur’a gitmek 5 dakikalık işti. Şimdi ise kontağı çevirdiğiniz an bir belirsizliğin içine düşüyorsunuz. 45 dakika şanslıysanız, 1.5 saat ise "Diyarbakır trafiğinin gerçeği" olarak karşımıza dikiliyor. Direksiyon başında ömür çürüten yurttaşlarımızın sabrı, artık o çukur dolu yollardan daha fazla aşınmış durumda.
Kural tanımazlık: "Ben yaptım oldu" mantığı
Tabii ki suç sadece yollarda mı? Elbette hayır. Bir de o “direksiyon kahramanlarımız” var! Kural tanımayan, kırmızı ışığı tavsiye niteliğinde gören, sinyal vermeyi zül sayan ve trafiğin altını üstüne getiren o garip sürücü profili… Şehrin trafiği zaten bir kördüğüm, bir de bu kural tanımazlık eklenince Diyarbakır yolları tam bir kaosa teslim oluyor. Sorsan herkesin işi var, herkes haklı ama kimse saygılı değil.
Bu manzarayı görünce insan sormadan edemiyor: Bu yolları mı yapamıyoruz, yoksa bu kafaları mı değiştiremiyoruz? Hani rahmetli Neyzen Tevfik olsa, muhtemelen bu tozun, toprağın ve trafiğin içinde direksiyon sallayan bizlere bakıp, o meşhur nüktedanlığıyla şöyle derdi:
"Be hey gafil! Sanma ki bu yollar sadece çukurdur, asfalttır...
Bu şehirde gitmek istediğin yere varamamak değil, asıl mesele;
Eşek yüküyle vergi verip, köstebek yuvasında 'insanca' yol aramaktır!"
Diyarbakır halkı bu çileyi hak etmediği gibi sürücülerin de yollarda kurallara uyması gerekli ne demişler medeniyet trafikteki hal ve hareketlerinizden belli olur.
Yolların düzelmesi, kuralların işlemesi ve trafiğin "çile" olmaktan çıkması dileğiyle. Kalın sağlıcakla...