Diyarbakır, tarihinin en sert kışlarından birini yaşıyor. Meteoroloji "Sibirya soğuğu" diyor adına; barajlar donuyor, kar insan boyunu aşıyor, yollar buz pistine dönüyor. Ama inanın bana, Diyarbakır'ı bu ayazdan daha fazla üşüten başka bir gerçek var: Çaresizlik ve tezatlar.

Dışarıda nefesimiz donarken, bir çay ocağına sığınıp içimizi ısıtalım desek, cebimiz yanıyor. Bir bardak çay 65 TL olmuş. Yanlış duymadınız, bu şehrin en mütevazı ikramı, sohbetin en ucuz bahanesi olan o bir bardak çay, artık lüks tüketim maddesi. Esnaf dertli, vatandaş küskün.

Biz bu ekonomik buzlanma ile mücadele ederken, "modern" adımlar da gelmiyor değil. Duyduk ki minibüslere kadın şoförler gelecekmiş. Alkışlıyorum. Geç kalınmış ama yerinde bir medeniyet adımı. Kadının elinin değdiği her iş güzelleşir, trafiğin o keşmekeşine bir nezaket, bir düzen gelir belki.

Ancak...

Bir yanda minibüs koltuğuna kadın şoför oturtarak "çağ atlıyoruz" mesajı verirken, diğer yanda tarihi mirasımıza, o kadim camilerimize sahip çıkamıyorsak, orada durup düşüneceğiz. Haberini okudunuz; tarihi caminin hali içler acısı, lağım suları içinde...

Bu nasıl bir yaman çelişkidir? Bir elimizle modernleşmeye uzanırken, diğer elimizle tarihimizi, köklerimizi pisliğe terk etmek, Diyarbakır'a yakışıyor mu? Turistlere "Gel, dünyanın en eski tuvalet sistemini gör" diye övünüyoruz ama yanı başımızdaki ibadethanenin altında buluna çarşıyı temiz tutamıyoruz.

İşte hizmetin de bir ahlakı olmalı. Vitrine oynayan, göz boyayan değil; sokağın derdine, tarihin taşına, vatandaşın cebine dokunan bir hizmet ahlakı.

Sözün özü; Diyarbakır şu an sadece "eksi" dereceleri görüyor, hizmette ve ekonomide de "eksi"ye düşüyor. Valilik ve belediyenin karla mücadelesini görüyoruz, sahadalar, emek veriyorlar. Ancak asıl "kar küreme" çalışması, vatandaşın alım gücünde ve şehrin tarihi mirasına gösterilen özende yapılmalı.

Yoksa bu gidişle ne o 65 liralık çay içimizi ısıtır, ne de o modern minibüsler bizi gitmek istediğimiz o "refah" durağına götürebilir.

Kalın sağlıcakla ama sıkı giyinin; zira hem hava soğuk, hem de hayat pahalı.